Brezilya’daki Japonlar

Brezilyalıları zihninizde kıvırcık saçlı, kavruk tenli olarak canlandırıyorsanız epey yanılıyorsunuz. Burada her tenden insana rastlamak mümkün. Ama eğer özellikle Sao Paulo’yu ziyaret ettiyseniz bir şey dikkatinizi çekecektir; 

Japonlar! 

Onlar her yerdeler...





Sao Paulo’da Liberdade semtine giderseniz minik bir Japonya görmeniz mümkün. Trafik ışıklarından mimariye, restoranlardan satılan incik cıncık şeylere kadar her şey Japon işi! Daha önce tatil için geldiğimde fazla kafa yormamıştım ama şimdi o beklenen soruyu sordum kendime : 

Neden? Niçin bu kadar çok Japon var etrafta? Google sağolsun derdime çare oldu.

1888 yılında Brezilya’da köleliğin tamamen yasaklanmasıyla birlikte ortaya çıkan iş gücü açığını kapatmak için, o zamanlar oldukça zor koşullarda olan Japonya’dan ilk işçi kafilesi 1850 yılında Brezilya’ya göç ediyor ve sonra olaylar gelişiyor...

Türkçe meali :“Haydi çoluğunu çocuğunu al da Brezilya’ya gidelim” 
“Taşı toprağı altın” diyerek kahve tarlalarında çalışmak için geldikleri Brezilya’da Japonlar bildiğin köle muamelesi görüyorlar ve bu ilk nesil Japonların çoğu Brezilya’nın başka bölgelerine dağılıyor. 


Kültür şokunu iliklerine kadar yaşayan Japonlar bir de Brezilyalılar tarafından sosyal ortamlarda da dışlanınca mecburen kendi kabuklarına çekilip kapalı bir topluluk oluşturuyorlar. Tabii bir yanda tüm bunlardan habersiz olan Japonya’dakiler halen ülkelerinden Brezilya’ya göç etmeye devam ediyorlar. Kendi ülkelerinde durum içler acısı olduğu için sonra geri de dönemiyorlar ve sonuç: 1.5 milyonun üzerinde Japon göçmeni.

http://www.reuters.com/article/us-brazil-japan-immigration-idUSN1444509220080616
Tabii şimdilerde dışlanma durumu pek kalmamış, zamanla toprak sahibi olup kendi işlerini kurmaya başlayan Japonlar şu an "Yonsei" dedikleri 4. nesildeler ve siyasetten iş hayatına her yerdeler. Ama yine de bir kısımda bizdeki Almancıların tavırlarını görmek mümkün. Özellikle yaşlı nesil gördüğüm kadarıyla halen dışa kapalı ve yüzlerinde hep "Bize çok çektirdiniz.." ifadesi var sanki...

1980'lerde Japonya'daki ekonomik durum düzelince ülkelerine dönen bir kısım Japonlara "evden uzakta çalışan" (yani bir nevi bizdeki gurbetçi) manasına gelen "dekasegi" denmiş ve kötü işlerde düşük ücretlerle çalıştırılıp dışlanarak kendi vatanlarında "istenmeyen evlat" muamelesi görmüşler.

Yine de tüm bu buruk hikayenin güzel yanları da var. Japonlar sayesinde geliştirdikleri dövüş sanatı "Brazilian Jiu-Jitsu", Oscar Niemeyer'in Asya kültüründen ilham alarak yaptığı çılgın mimari eserler, "sake" ile yapılan "caipirinha"lar ve aşırı lezzetli sushi'ler!


Özellikle Liberdade semtinde sushi restoranlarının kaynağını bulmak mümkün. Brezilyalılar genelde aşırı yedikleri için burada usül "sınırsız açık büfe" Bizde 10'lu setler 25TL civarında satılırken burada 40-60 Real (30-45 TL) vererek çatlayıncaya kadar suhsi ve tüm diğer -henüz adını bilmediğim- Japon yemeklerinden yiyebilirsiniz. Ayrıca Brezilya mutfağıyla kendi mutfaklarını birleştirerek enteresan, leziz ve kesinlikle "daha sağlıklı" yemekler de türetmişler, mutlaka denenmeli!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rio de Janeiro - Cidade Maravilhosa!

Pantanal - A Masterpiece!

Karnaval!